31 Temmuz 2010 Cumartesi

BİTKİLERDEN GELEN SAĞLIK




KANTARON ÇAYI

Dahilen kantaron içerdiği hiperisin maddesinden dolayı orta şiddetteki depresyona karşı faydalıdır. Özellikle menopozda görülen bitkinlik, endişe ve sıkıntıları giderici olarak kullanılır. Bitki taşıdığı bioflavonitler ve hiperforinden dolayı yatıştırıcı, sakinleştirici özelliğe sahiptir.

KARABAŞ ÇAYI

 Ağrı kesici, yatıştırıcı, balgam söktürücüdür. Dahilen idrar yollarında, haricen basit yaralarda mikrop öldürücü etkisi olduğu bilinmektedir. Bilhassa sinirsel baş ağrısı, uykusuzluk ve yüksek tansiyon gibi şikayetlerde de etkilidir.

Bakterilere karşı etkisi bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Balgam söktürücüdür, kuru ve balgamlı öksürüklerde rahatlatıcı etkisi vardır.

NANE ÇAYI

Yapraklari çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak kullanılır. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde kullanıldığı gibi, yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve bulantılara karşı kullanılabilir. Nane uçucu yağı da oldukça fazla kullanılan bir yağdır. Bakterilere karşı etkilidir. Safra salgısını uyarıcı etkisi vardır. Nane en etkili gaz söktürücülerden biridir.

KUŞBURNU ÇAYI

Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostu olan bu çay vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C, B1 ve B12 vitamini vardır. Besleyicidir. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Enfeksiyonlara ve bulaşıcı hastalıklara karşı vücut direncini arttırır. Nezle ve gribe karşı koruyucudur. Kuşburnu A vitamini ve karotenoidler içermesi nedeniyle gece körlüğü ve diğer göz problemlerine iyi gelir ve bağışıklığı arttırır. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor

IHLAMUR ÇAYI

Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü ve gıcık giderici olarak çay halinde kullanılır.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır. Balla karıştırılıp içilirse mide ülserine faydalıdır. Kan dolaşımını düzenler. Öksürüklerde yumuşatıcı rahatlatıcı ve terletici etkilere sahiptir.

SİNAMEKİ ÇAYI

Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.

REZeNE-ANASON ÇAYI

Mide ve bağırsak gazlarını gidericidir. Hazım kolaylaştırıcı, iştah açıcı özelliğe sahiptir. Uyku hissi verir. Emzikli bayanlarda süt bezlerini faaliyetini arttırır. Ağrı kesicidir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Kalbi kuvvetlendirir ve yorgunluğu

MELİSSA ÇAYI

Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır. Balgama ve sedef hastalıklarına çok faydalıdır. Kalbe kuvvet ve ferahlık verir. Çarpıntı ve sıkıntıyı uzaklaştırıp zihni açar. Akrep sokmalarında yakı yapılırsa faydalıdır. Diş ağrılarını dindirir.

NANE-IHLAMUR ÇAYI

Organizmanın savunma gücünü arttırarak ateşli soğuk algınlıklarını kısa sürede giderilmesinde etkilidir. Uykusuzluğa iyi gelir. Spazm gidericidir. Kan dolaşımını düzenleyerek migren ağrılarının giderilmesine faydalı olur. Göz çapaklarının giderilmesinde faydalıdır.

ZENCEFİL-IHLAMUR ÇAYI

Nefes darlığı, astım bronşitte faydalıdır. Bağırsak gazlarını giderir. Karın ağrılarını keser. Karaciğer tıkanıklığını, mide üşütmesini giderir. İshali keser. Ağrı kesicidir. Unutkanlığı giderir. Müzmin bronşite karşı çok etkilidir. Her türlü soğuk algınlığına iyi gelir. Gevşetici, sakinleştirici ve terleticidir.

SOYA SOSU




Çin kökenli olan soyasosu, Doğu ve Güneydoğu Asya mutfaklarında yaygın bir şekilde ve bazen de Batı mutfaklarında tercih edilmektedir.

Genelde Çin ve Japon mutfağında çoğunlukla tuz yerine kullanılır. Soya fasulyesi, buğday unu, şeker, tuzlu su içerir.Genellikle fermente ve kimyasal soya sosu olmak üzere iki gurupta incelenir.Soya sosu 2 aşamalı fermentasyonla üretilen bir soya fasulyesi ürünüdür.

1. Aşama; fermentasyon Aspergillus oryzae A.Soyae türleri soya fasulyesi veya değişik fasulye karışımları kullanılarak gerçekleştirilir.

2. aşama; Lb delbrueckii gibi laktik asit bakterileri ile Zygosaccharomyces rouxii türü mayalar sayesinde anaerobik fermentasyona tabii tutulur. Fermentasyon oda sıcaklığında ve % 18 tuz içeren ortamda yaklaşık 1 yıl sürer. Bu süre sonunda soya fasulyesi tamamen sıvı duruma geçer ve böylelikle soya sosu elde edilmiş olur.

Soya Soslu Tavuk:

Malzemeler:

* 3 yemek kaşığı soya sosu

* 1kg kuşbaşı tavuk

* 3 yemek kaşığı sirke

* 1 paket kabartma tozu

* 3 yemek kaşığı mısır nişastası

* pul biber

* kekik

* tuz

Hazırlanması:
-Tüm malzemeyi harmanlayarak tavukla karıştırın ve karışımı en az 3 saat bekletin.

-Yarım çay bardağı sıvı yağı teflon tavaya alın. Tavuğu tavaya koyup arada karıştırarak 15 dakika pişirin.

H1N1(DOMUZ GRİBİ VİRÜSÜ)

Domuz gribi, Orthomyxoviridae ailesinden, herhangi bir virüs tarafından oluşan ve domuzlara özgü bir grip virüsünün yol açtığı hastalıktır. Hastalık tıp alanında İngilizce swine influenza virus kelimelerinin baş harflerinin bir araya getirilmesiyle kısaca SIV olarak adlandırılır. 2009 salgınına neden olan virüs, influenza A virüsünün alt türlerinden biri olan H1N1'dir.Aşısı bulunmaktadır.




Belirtiler; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, üşüme hissi ve yorgunluktur. Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.Normalden daha fazla sayıda hasta ishal ve kusma şikayeti bildirmiştir.

Korunma

Domuz gribi solunum (hava) yoluyla bulaşmaktadır; bu yüzden etkili bir korunma yöntemi bulunmamaktadır. Ancak, tedbir olarak, solunum maskeleri dışında, özellikle kalabalık ortamlarda bulunduktan sonra, eller sıklıkla sabun ve su ya da alkol içerikli kimyasallar ile yıkanmalıdır. İnsanlar ellerini yıkayamadıkları durumlarda, ağızlarına, burunlarına ve gözlerine elleriyle dokunmaktan kaçınmalıdır. Eğer öksürme gerekiyorsa ağız bir bez ya da kağıt ile kapatılmalı ve kullanılan kağıt ya da bez hemen çöpe atılmalıdır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN GIDALAR






TÜM HASTALIKLARDA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ÇOK ÖNEMLİDİR

Grip ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek çok önemlidir. Düzenli uyku ve dengeli beslenme bağışıklık sisteminin güçlü kalması için gerekli olan 2 önemli koşuldur. Bu amaçla uzmanlar, C vitamini ve çinko gibi antioksidanlarca zengin gıdalardan oluşan bir beslenme tarzı öneriyorlar. Bu amaca en uygun gıdalar ise vitamin, antioksidan ve minarelerce zengin olan besinlerdir.



KAYISI



Kayısı, içerdiği A, B3(Niasin) vitamini,kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten ise , kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır.



DOMATES



Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, sağlığımız için oldukça yararlıdır. Domates suyunda bol miktarda bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Kan basıncının düşürülmesinde de etkilidir.Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir.



PORTAKAL



Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri soğuk algınlığı ve gripten koruyan meyvelerin başında portakal gelmektedir. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır. Bunların dışında da, portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Portakal suyunda bulunan yüksek miktardaki potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde portakal, kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller ve ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.



VİŞNE



Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.



Ayrıca, diyareyi keser ve idrar söktürücü özelliği vardır.





ELMA



Elma bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan B3(Niasin) ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu baş ağrısına da iyi gelir. Ayrıca böbreklerin temizlenmesine yarar ve kolesterolü düşürür. Hastalanmamızda büyük rol oynayan bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Grip ve soğuk algınlığını tetikleyen bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde ise etkin rol oynar. Bunların dışında, romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.



SOMON



Somon kalp krizini önleyen Omega-3 yağ asitleri açısından mükemmel bir kaynaktır. Omega-3, ani kardiyak ölümlere neden olabilen düzensiz kalp atışlarını önler, trigliserid düzeyini düşürür, arter plaklardaki tıkanmanın büyümesini önler, kan basıncını düşürür, inme riskini azaltır.



Mükemmel bir Omega-3 kaynağı olmasının yanı sıra somon, düşük kolesterol ve doymuş yağ içeren mükemmel bir protein kaynağıdır.



MERCİMEK



Kırmızı mercimek iyi bir demir, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır ve merkezi sinir sistemi sağlığını korumakta önemli bir rol oynayan thiamin (B1 vitamini) kaynağıdır.



Düşük kalori ve yağ içeren, protein ve lif kaynağı olan kırmızı mercimek, aynı zamanda kalp hastalığı ve kanser gibi kronik hastalıkları önleyen fitonütrien içerir.



ŞEFTALİ



Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.



YABAN MERSİNİ



Yaban mersini zengin bir fitonütrien bitkisel bileşiktir.Kızılcık gibi yaban mersinindeki fitonütrienler idrar yolu enfeksiyonları önlemeye yardımcı olur. Yaban mersini hafızayı güçlendirmeye yardımcı olurken, sağlıklı yaşlanma için vazgeçilmez bir besindir.



Yaban mersini ayrıca düşük kalorili lif ve vitamin kaynağı.



BROKOLİ



Brokoli, iyi birer kalsiyum, potasyum, folik asit ve lif kaynağı olmasının yanında kalp hastalığı, diyabet ve bazı kanser türleri gibi kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olan fitonütrienler içerir.



A ve C vitamini içeren brokoli, ayrıca hücre koruyucu antioksidanlar ihtiva etmektedir.



ÜZÜM SUYU



Uzmanlar tarafından sihirli iksir ve bitki sütü olarak da adlandırılan doğal kalkanlarımızdan üzüm suyu, bileşimindeki zengin vitamin ve mineral maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içeren üzüm suyu vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlar. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktirir. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.

Sonbahar, kış aylarında daha çok gereksinim duyduğumuz enerjiyi ise vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde üzüm suyundan alabiliriz. Ayrıca içerdiği diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler.

PRATİK FORMÜLLER




Boğaz Ağrısı İçin Sirke

3 şekilde boğaz ağrısına iyi gelir;
Boğazınız öksürükten dolayı tahriş olduysa ya da konuşmaktan ve şarkı söylemekten dolayı ağrıyorsa, bir bardak ılık suda 1 yemek kaşığı elma sirkesiyle 1 çay kaşığı tuzu eritin ve bununla günde birkaç kez gargara yapın.
Boğazınız grip ya da soğuk algınlığından dolayı ağrıyorsa, bir ¼ elma sirkesi ile ¼ balı karıştırın ve 4 saatte bir, 1 yemek kaşığı yutun.
Öksürük ve boğaz ağrısını hafifletmek için, yarım fincan sirke, yarım fincan su, 4 çay kaşığı bal ile 1 çay kaşığı acı sosu karıştırın. Günde 4-5 kez, 1 yemek kaşığı için. Birini özellikle yatmadan önce için. 1 yaşın altındaki bebeklerinize bal vermemeniz gerektiğini unutmayın.(Reader's Digest dergisi)

ELMA SİRKESİ İLE ZAYIFLAMA

Taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde sindirimi kolaylaştıran tek meyve olan elmanın, sirkesinin de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığı bilinmektedir.'Kanı temizleyen, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı olan, karaciğer ve damar sertliği hastalıklarıyla,idrar söktürücü özelliği bulunan,  hemoroid, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelen elmanın sirkesi de, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısının güçlenmesini sağlamaktadır.

Ilık bir bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal karıştırılarak yapılan kokteyl sabahları aç karnına içildiğinde  vücutta biriken fazla yağın atımını kolaylaştırır.Elma sirkesi, içerdiği çok değerli ve çeşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir.
Elma sirkesi bedenimizi içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü bir sıvıdır. İçerdiği yüksek orandaki Potasyum sayesinde kas yapısını güçlendiren, strese karşı koyabilecek dayanıklılık kazandıran, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının hafif geçilmesini sağlayan elma sirkesi,öksürük, boğaz ağrısı,  ve ses kısıklığına da iyi gelmektedir.
Ergenlik sivilceleri, dış derinin sıkılığı, gaz şişkinliği, kabızlık gibi birçok soruna yararı bilinen elma sirkesinin yüksek potasyum nedeniyle böbrek hastaları, asit değerinin yüksek olması nedeniyle de ülserliler ve gastriti olanlar tarafından tüketilmemesi gerekir.

ALIÇ SİRKESİ

Alıç ; Akdeniz ve Asya Ülkelerinde kırlarda yabani olarak yetişen  gülgillerden bir ağaçtır.  Küçük muşmulaya benzer, kırmızı renkte meyvesi olup, mayhoş  tattadır. Tedavi edici olarak meyvesi kullanılır.
Faydaları : damar genişletici, kalbi güçlendirici, , ishali kesici,  hafif uyutucu, ateş düşürücü, kandaki yüksek yağ düzeyini normale indirir ve tansiyon düşürücü  özellikleri vardır. Asabi çarpıntıları giderir.

Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.Sinir bozukluğuna ve uykusuzluğa  iyi gelir.Tasiyon düşürücü özelliği vardır. Aritmide kullanılır. Kalbi kuvvetlendirir.

Yaklaşık 3 haftalık bir kullanımdan sonra kalp, damar sistemi ile beyinde olumlu etkileri görülmeye başlayan alıç, kan dolaşımını sağlayan damarları genişleterek güçlendirdiği gibi, yüksek kan basıncını dengeliyor, kalbin daha fazla kan ve oksijenle beslenmesini sağlıyor.
 Kalp ağrıları (koroner damarları genişleterek kan dolaşımını artırır. Böylelikle “angina” denilen kalp ağrılarını azaltır). Vasküler spazmlar, taşikardi, aritmi, miyokardit, damar sertliği, yüksek tansiyon, sinirsel kalp problemleri, uykusuzluk, ishal, idrar yolu hastalıkları.
Kalp ve kan dolaşımı hastalıklarında rahatlıkla kullanılabilecek nadir bitkilerden olan alıcın etkili olabilmesi için uzun süreli kullanılması gerekiyor.
Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak-çiçek ve meyve karışımı, kaynamış bir bardak suyla haşlanır. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Bal iletatlandırıldığında (şeker hastaları tatlandırma yapmamalı) etkisi daha da artar. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay aç karnına ya da öğün aralarında sıcak olarak içilir

30 Temmuz 2010 Cuma

Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides (KARAYİP KORSANLARI 4. FİLM)

Yapım Yılı : 2011
Tür : Fantastik, Macera, Aksiyon
OYUNCULAR
Geoffrey Rush
 Johnny Depp
 Penélope Cruz
Kevin McNally
 Ian McShane

KONUSU: Kaptan Jack Sparrow ve Barbossa serinin 4. filminde kayıp Gençlik Pınarı'nı bulmak için birbirleriyle yarışacaklar, fakat bu pek de kolay olmayacak. Maceraya yeni katılan Kara Sakal'la birlikte geçmişten gelen bir kadın, seriye yeni bir heyecan katacak...

AŞIRI TERLEME

Terleme: egzersiz esnasında, Sıcak veya soğuk havalarda vücut sıcaklığını ayarlamak için gerekli fizyolojik bir mekanizmadır. Stres ve heyecan nedeniyle terlemede artma olabilir Vücudumuzda bulunan iki sinir sisteminden biri olan Otonom (istemsiz) sinir sistemi solunum hızı, kalp atışı ve vücut ısısının ayarlanmasında önemli olan ter üretimi gibi bedensel fonksiyonların şuur dışı kontrol edilmesini sağlar. Otonom sinir sistemi sempatik ve parasempatik sistem adı verilen iki bölümden oluşur.
Sempatik sinir sistemi vücudun her yerinde ter salgılanmasını kontrol eden sistemdir. Bu sistemin bazen hiçbir nedene bağlı olmadan kendiliğinden çok yüksek seviyede çalışması belirli bölgelerde aşırı terlemedi neden olur.
Günlük hayatı etkileyen aşırı terleme durumuna hiperhidrozis adı verilmektedir.

Nedenleri
Hiperhidrozis insanların %1'inde görülen bir rahatsızlıktır.
Birkaç özel durum dışında aşırı terlemenin nedeni bilinmemektedir.
Aşırı terleme genellikle adolesan (ergenlik) döneminde başlar ve hayat boyu sürer.
Sinirleme ve kaygı terlemeyi artırır.
Geçici bir durum değildir,  aralıklı veya devamlı olabilir.

TEDAVİ
Aşırı terleme normalde sağlığa zarar vermeyen bir rahatsızlıktır.
Ancak kişilerin sosyal yaşantısını, öğrenimini, iş hayatını, psikolojik durumunu etkiliyorsa tedavi edilmelidir.
Aşırı terleme olan kişiler öncelikle Pratisyen Hekime başvurmalıdır.
Pratisyen hekim aşırı terlemeye neden olabilecek sistemik hastalık düşünürse ilgili uzmana yönlendirmeli ve öncelikle bu hastalık tedavi edilmelidir
Aşırı Terlemeye neden olabilecek bir hastalık yoksa hasta Dermatoloji Uzmanına yönlendirilmelidir.
TEDAVİ YÖNTEMİ SEÇİMİ

Primer (bir nedene bağlı olmayan) aşırı terlemede uygulanan temel tedaviler:
İlaç tedavileri
Terleme önleyici pomad ve losyonlar
İyontoforez
Botox enjeksiyonu
Cerrahi tedavi (sempatektomi)'dir.

2010 KPSS NEZAMAN AÇIKLANACAK

2007 KPSS30 Haziran 2007 - 01 Temmuz'da yapıldı  02 Ağustos 2007'de açıklandı.
2008 KPSS28-29 Haziran'da yapıldı  , 29 Temmuz 2008'de açıklandı.
2009 KPSS 27-28 Haziran'da yapıldı , 30 Temmuz 2009'da açıklandı.
Tarihler diikate alındığın KPSS sonuçlarının heryıl yaklaşık olarak 1 ay sonra açıklandığı görülmektedir.
Buna göre;
2010 KPSS Sonuçlarının 06 Ağustos 2010 Cuma ya da 09 Ağustos 2010 Pazartesi tarihlerinden birinde açıklanması tahmin edilebilir